Datça’da Tatil

d2

Datça, Ege Bölgesi’nde, Muğla’ya bağlı, tarihi ve turistik şirin bir ilçemizdir. Ege’nin Akdeniz ile kucaklaştığı noktada olan Datça, tertemiz havası, balıkçı lokantaları, tarihi ören yerleri ve doğasıyla ideal tatil ortamına sahiptir.

Marmaris’ten batıya doğru 70 km boyunca devam eden Datça yarımadasının bir tarafı Gökova Körfezi diğer tarafı ise Hisarönü Körfezi ile sarılmıştır. Tarihi M.Ö. 2000’lere kadar uzanan Datça, bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Bunlardan bazıları, Karyalılar, Dorlar, Romalılar ve Türklerdir. Dorlar zamanında çok sayıda eser yapılmıştır. Knidos da çok önemli antik kentlerden birisidir ve günümüze bir çok eser bırakmışlardır. Datça’nın en ucunda bulunan Knidos’a mutlaka gitmenizi öneririm. 8000 kişilik tiyatro, güneş saati, Demeter Mabedini Knidos’ta görebilirsiniz. Şu anda kendisi olmasa da Afrodit’in heykelinin kaidesi de Knidos’tadır.  Ayrıca ünlü şairimiz Can Yücel’in son yıllarını geçirdiği Eski Datça’yı da görmenizi öneririm. Eski Datça’yı gezmek , taş evleri, taş sokakları ile geçmişe bir yolculuk gibi olacak.

Dalaman Havalimanı’ndan üç saat uzaklıkta bulunan Datça’ya ulaşım gayet rahattır. Dilerseniz Bodrum’dan arabalı vapurlarla 1,5 saatte deniz yoluyla da ulaşabilirsiniz.

İklimi tipik Akdeniz iklimi olan Datça, yazları oldukça sıcaktır. Nem oranı Akdeniz sahil şeridine göre düşük sayılabilecek olan Datça’da yılın 300 günü güneşli geçer. Tatilden beklentilerinizin içerisinde temiz hava almak da varsa Datça bu konuda da sizi üzmeyecek. (Oksijen zenginliği bakımından Dünya’da 2, Türkiye’de 1. sıradaymış.)

Gelelim tatilin tuzlu kısmına. Deniz girebileceğiniz 52, yazıyla elli iki, adet koy bulunan Datça 235 km’lik sahil şeridine sahiptir. (Yarımada olmanın faydaları. :)) Bu koylardan birisi de Palamutbükü. Palamutbükü, yeşilin çeşitli tonlarının maviyle buluştuğu muhteşem bir yer. Sakin bir gün geçirmek için ideal. Bir diğer koy ise Mesudiye Köyü’nün Hayıtbükü koyudur. Sahili boyunca cafe ve restoranlar bulunan Hayıtbükü Koyu sualtı güzelliği bakımından da eşsizdir. 700 metre uzunluğundaki kum-çakıl plajında güneşlenip denize girebileceğiniz Ovabükü de Mesudiye Köyü’ne bağlı bir diğer koydur.

Bu kadar gezip yüzdüğümüze göre güzel bir yemeği hak ettik diye düşünüyorum. Sahilde güzel bir restoranda balık yemek güzel olacaktır. (Yemekten önce fiyat sormanızı öneririm.) Özellikle şurada yemelisiniz demiyorum, fiyatı uygun olan ve gözünüze hoş gelen herhangi bir restoran en iyisidir.

Son olarak kesinlikle fotoğraf makinenizi unutmayın. Belki çektiğiniz fotoğrafları bizimle de paylaşırsınız. Şimdiden iyi tatiller! 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Visit Us On TwitterVisit Us On FacebookVisit Us On Google PlusVisit Us On PinterestVisit Us On YoutubeVisit Us On Linkedin